Belgrade.

belgrade-banner

Ben Beyrut’tayken arkadaşlarım Yağmur ve kardeşi Damla Sırbistan’a Belgrad’a gitmek için planlar yapmış. Ben de hazır sezonu açmışken onlara katılayım dedim ve Beyrut seyahatinden 2 hafta sonra bu sefer rotayı Belgrad’a çevirdim.

When i was still in Beirut, my close friends Yağmur and her sister Damla have planned to travel to Belgrade, Serbia. Since i’ve launched travel season, i decided to join them. So i turned my route to Belgrade. belgrad1 copy 30 haziran’da arkadaşlardan 2 saat sonra Air Serbia ile yola çıktım. Biletlere gidiş dönüş sadece 100 euro verdiğim için fazla beklentim yoktu uçaktan ama seyahat inanılmaz komforlu ve bol ikramlı geçti. Uçaktan inince A1 numaralı otobüsle tren istasyonuna kadar geldim. Oradan yağmur altında kaybola kaybola Kosovska caddesi’nde kalacağımız Traveler’s Hostel’i buldum. Hostel kaldığımız fiyata göre oldukça iyi çıktı. Bu konuda baya şanslıyım. Temiz, güzel dekore edilmiş bir kat hosteli.

I hit the road on 30 June with Air Serbia. The flight was comfortable. After i arrived, i took A1 bus and took off at main tran station. I reached my hostel after walking in rain for almost an hour. It was Traveler’s Hostel on Kosovska street. The hostel facilities were beyond our expectation since it was a low budget. It was well decorated, modern and clean.

photo (14) copy
Sırp dinarı / Serbian Dinar

Arkadaşlarım çoktan odaya yerleşmişti. Odada buluşup, hazırlanıp ilk şehir turuna çıktık. Yağmur’la beraber olunca hedefimizde ilk olarak alternatif mekanlar, sokak sanatları ve galeriler oluyor. Haliyle ilk olarak İstanbul’un Karaköy’ü gibi alternatif kültürün merkezi olan Savamala‘ya doğru yürüdük. Savamala’da her yerde sokak sanatı, alternatif kafeler ve dükkanlar görmek mümkün. Savamala kaldığımız 5 gün boyunca en çok bulunduğumuz yer oluyor haliyle.

My friends have already checked in. So we met and took our first city walk. When i am with my friend Yagmur, we always try to discover alternative spots, street arts and art galleries. Therefore our first stop was Savamala. It is usual to see coffee shops, concept stores at every corner in Savamala district. It became the most visited spot of our trip during 5 days.

Processed with VSCOcam with m6 preset
Waiting for the sun, Stevan (Wunste) Šoln, 53 Karađorđeva Street.
Processed with VSCOcam with f2 preset
Ludost, 44 Karađorđeva Street.

İlk durağımız ana cadde üzerindeki Mixer House’du. Mixer House bizim buraların Salt’ını andırıyor. İçinde çalışma alanları, bir şeyler içmek için masalar, sergi alanları ve konsept dükkanı var. İstanbul’daki yerlerden tek farkı Belgrad’ın geneli gibi burada da herşeyin inanılmaz ucuz olması. Burada biraz zaman geçirdikten sonra artık akşam yemeği için bir yerler aramaya koyuluyoruz ama Pazartesi olduğu için her yer kapalı. Bir İstanbullu’nun alışık  olmadığı durumlar. Hemen arka sokağında KC Grad diye ne olduğunu anlamadığımız bir yere giriyoruz. İçeride bir butik bir de masalarda yemek yiyen insanlar var. Öğreniyoruz ki, ilk defa burada açık büfe kurup 100 dinar karşılığında açık büfeden bir tabak karışık yemek ve çorba alabiliyormuşsun. 100 dinar 2 lira civarında bir şey bu arada. Birayla beraber 4 liraya doyuyoruz. Şehrin bir takım hipsterları da burada olduğu için biraz da gözümüzü doyurup buradan ayrılıyoruz. İlk gece eğlenecek en yakın yer olarak tekrar Mixer House’a dönüyoruz. Tango gecesi varmış. Çok ilgili olmasak da biraz oturalım diyoruz ama devamında Sırbistan’ın lokal içkisi rakia‘ları shot yaptıkça eğlenmeye başlıyoruz. Sonra biraz da yeni insanlarla tanışıyoruz. Gece dönüşte taksiye bindik. Taksi bizim otele 400 dinar gibi bir şey tutacağını söylüyor, biz de kabul ediyoruz. Ama geldiğimizde taksi metre 160 dinarı gösteriyor. Biz de sadece bunu ödemekte ısrar ediyoruz ama dayak yemeye ramak kala taksiden 400 dinarı verip iniyoruz. Önemli not: Belgrad’da taksi kullanmayın. Genellikle çok kaba ve hileciler.

Firstly, we stopped at Mixer House. There is workshop space, tables to chill and drink, and concept store in this place. It reminds me of Salt in Istanbul but the big and only difference is the prices here are extremely cheap. After discovering here, we started to look for places to have dinner. And we sat at KC Grad. We learned that normally they don’t serve dinner but for the first time, they serve dinner as open buffet. We paid 100 dinars for dinner -almost 2 euro. Since all the places were closed on Monday, we got back to Mixer House for the rest of night. We had Serbian local drink called Rakia. Well, it wasn’t my favourite but anyway, i got quiet tipsy at least. On the way back to hostel, we took a cab. Driver said he can drive us to hostel for 400 dinars, but taximeter showed 160 dinars when we arrived. So we insisted on paying 160 dinars. Just before there was a huge fight, we left paying 400 dinars. Important tip: Most taxi drivers are aggressive and most of them are tricky. Don’t take cab if not necessary.

IMG_5556 copy
KC GRAD, 4 Brace Krsmanovic Street.

İkinci gün klasiktir ki inanılmaz bir kahvaltı etme isteğiyle uyanıyoruz. Listemizde olan Supermarket Deli‘ye gidiyoruz. Baya güzel kahvaltıyı çok ucuz bir mevlaya yapıyoruz. Mekanın fotoğrafını çekmeyi unutsam da oldukça güzel bir yer. Daha sonra Supermarket Deli’nin ana bir şubesi daha olduğunu öğreniyoruz, sonraki günlerde oraya da gideceğiz. Sonra tekrar halen bitiremediğimiz ve daha çok fotoğraf çekmek istediğimiz Savamala’ya geri gidiyoruz.

It is our classic to have huge breakfast when we are abroad. So on our second morning, first stop was Supermarket Deli. It has two stores in city, we realised that we were in small one but still it was very nice. After breakfast, we headed back to Savamala to take some more pictures.

I92A6766
The City that Ate Greenery, Blu, 6 Pop Lukina Street.
I92A6786
La Santa de Belgrade, Guillaume Alby, known as Remed, 31 Karađorđeva Street.

Daha sonra Sava Nehri’nin karşısına geçip bir 30 dk yürüyüp Contemprary Art Museum‘a gitmeye çalışıyoruz. Gittiğimizde müze kapalı. Sadece dışarıdan birkaç fotoğraf çekip dönüyoruz ne yazık ki. Nehrin bu tarafında kenarda kulüpler ve barlar var. Yine nehrin kenarındaki TAG adlı oldukça şık gözüken bir bara oturup mojito eşliğinde biraz geziye ara veriyoruz.

After a walk in Savamala, we crossed the bridge and went to Contemprary Art Museum. But like all places, it was closed too. At this side of river, there are clubs and nice bars all surrounding the river. So we went to TAG to chill and have some mojitos.

 

I92A6801

I92A6805
Museum of Contemporary Art, 10 Ušće Street.

Sonra tekrar karşıya geçmek için yola koyuluyoruz. Bu sefer öğlen yemeği için hedefimiz Beton Hala.

Then we crossed the bridge again. Our next target was Beton Hala.

I92A6799

I92A6793_2
Club Boat LADJA (ex Olympic), Novi Beograd.

Beton Hala -aynı zamanda Concrete Hall– şehir limanının hemen yanında nehrin kenarında konumlanmış bir sıra yapı. Burada şehrin en havalı barları, kafeleri ve restoranları yan yana dizilmiş. Öğle yemeği için durağımız bir italyan restoranı olan Comunale. Endüstriyel ve minimal mimariye sahip bir yapı. Pizza ve makarna yiyoruz. Oldukça lezzetli ve fiyatlar böyle lüks bir yere göre oldukça normal. Comunale’den kalktından sonra Beton Hala ve çevresini şöyle bir turluyoruz.

Beton Hala -aka Concrete Hall– is sequential builds located beside of this side of river. There are cool bars, cafés, restaurants here. We chose Italian restaurant Comunale for lunch. It has the industrial and minimal architecture. We had pizza and pasta. The servings were big and the food were delicious. The prices were reasonable.

, I92A6813 I92A6841 I92A6843 Processed with VSCOcam with c1 preset

Akşama doğru hostelde birkaç saat dinlendikten sonra bu sefer akşam yemeği için yine listemizdeki organik mutfağı olan bir restorana Gnezdo Organic‘e doğru yol alıyoruz. Gnezdo da Savamala bölgesinde. Önünden 10 kez geçince anca girişini bulabiliyoruz çünkü mekan zeminde değil bir binanın orta bir katında bulunuyor. Yemekler belki organik mutfağa düşkün olan biri için güzel olabilir ama biz yemeği bitiremeden, koşarak köşedeki hotdog’cıya kendimizi attık.

For dinner, we went to Gnezdo Organic located at Savamala. It was quiet hard to find the entrance since it is located in the third stairs of a building. The food could be delicious for the people interested in organic but i must say, i am a meat person, so it wasn’t for me. After dinner, i found myself at hotdog shop.

I92A6778
Gnezdo Organic, 43/1 Karađorđeva Street.

Bu zamana kadar hiç gece hayatı anlatmadım çünkü haftaiçi buralarda hiç hareket yok. Yine akşam yemeğinden sonra sokaklarda açık bir bar, az da olsa bir insan grubu aramaya koyulduk. Derken yakınlardaki Green Hostel‘de bir Sidney’li grupla tanıştık. Onlarla biraz kaynaştıktan sonra 10 kişilik bir grup olarak nehirdeki mekanlara gitmeye karar verdik. İlk olarak Freestyler adında bir kulübe girmeye çalıştık. Normalde İstanbul’da kapısından geçmeyeceğim, saçma sapan müzikler çalan bir yer ama el mahkum dedim ama meğer onlar da bizi beğenmiyormuş. İçeri alınmadık. Derken şu an adını ne yazabileceğim ne de söyleyebileceğim bir başka mekana gittik. Burada 90’lar yabancı pop’uyla birkaç cin toniğin de yardımıyla sabah 5’e kadar eğlenebildik. Sabah erken saatlerde otel yolunda bir  pljeskavica ‘cı (yani hamburger) görüp yiyip birkaç saat uyumak için odaya koştuk. 

Ertesi gün inanılmaz aç ve kahve ihtiyacıyla uyandık. Hemen listemizdeki coffeeshop’ları gözden geçirip kafamıza yatan Prizonica’ya doğru yola çıktık. Bir 15-20 dk’lık yürüyüş yolundan sonra buraya ulaştık ama yiyecek hiçbir şeyleri olmadığı için önce hemen yakınındaki Holesterol adlı bir restorana uğrayıp hızlı bir kahvaltı yaptık. Bu muhitte ufak çaplı plazalar ve televizyon kanallarının ofisleri dikkatimizi çekti, sanırım bu yüzden buralar şehrin sınır noktaları olsa da farklı alternatif restoran ve kafeleri barındırıyor. Prizonica ve Holesterol de bunlardan ikisiydi. Kahvaltıdan sonra kafeye dönüp birkaç saat miskinlik yaptık.

After dinner, we searched for any open bar or any young people at streets. It was quiet depressive that in a week time, all the streets are empty. When we were about to lose our hope, we saw a young crowd beside of Green Hostel. Took our chance, and met with some fun Australian guys. After some beers, we crossed to bridge and tried to enter Freestyler. This club plays pop and 80s. Normally when i am in Istanbul, this is not the one i am a fan of. But this time, it seemed like there was no option. But we couldn’t get inside, since it was full. So we headed to one of clubs there and spent the rest of night. While we were walking to hostel at 5 in the morning, we stopped for pijeskavica (local hamburger). We paid 1 euro for giant burger.

Next day, we were dying for good coffee. So checked our to-do list and walked to Prizonica. Before having coffee, we had breakfast at Holesterol. In this district there are some tv channels offices. So there are some nicely decoreted conceptual shops around. This two i mentioned were two of them. So we had our coffees and chilled for hours.

Processed with VSCOcam with c1 preset
Pržionica, 59 B Dobračina Street.

Kafeden sonra artık biraz asıl tarihi şehir merkezine doğru gitmemiz gerektiğini fark ettik. Yani Kalemegdan ve çevresi. Meğer bütün tarihi yapılar ve haliyle bütün turistler buradaymış. Birkaç gündür çok az insan gören bünyemize biraz iyi geldi. Kalemegdan ormanına girmeden önce aynı muhitteki Moritz Eis adlı dondurmacıya uğrayıp inanılmaz lezzetli dondurmalar aldık.

After having coffee, we went to old city center. It turned out to be all the people were here. There is a city forest and zoo, and nice streets you can walk and shop. Quiet touristic for us but at least we saw some people on streets finally. Just because we only think about eating when we travel, we had ice cream at Moritz Eis. It was exremely delicious. Take that in your list.

1524879_10152296126323740_499424740486200113_n
Moritz Eis, Vuka Karadžića 9 Street.

Sonra yine öğle yemeği zamanı geldiğinde bu sefer de çevredeki manzarasıyla ünlü Public Dine & Wine ‘a gittik. Gittiğimiz her yere göre biraz daha pahalıydı ama yemekler çok lezzetliydi. Mekan biraz kasıntı, bir de böyle çiçekli tişörtlerle falan turist modunda girince garsonlar başta biraz soğuk davrandı ama tabii sonra bizi sevdiler. Mutlu ve karnı tok olarak mekandan ayrıldık.

So for lunch -yes, still talking about food- we went to Public Dine & Wine which is also located in old center. It was more expensive than any restaurant we’ve been to but it was worth it.

I92A6875
Public Dine & Wine, Kosančićev venac 29.

Bu sefer akşam planımız buraya gelmeden herkesin tavsiye ettiği yine nehrin kenarındaki kulüplerden biri olan 20/44 ‘tü. Gittiğimizde adını öğrenemediğim iki Alman DJ vardı ve geldiğimizden beri hiç dans etmediğimiz kadar dans ettik. Belgrad’da bulunuyorsanız 20/44’ü es geçmemeniz lazım. Bir de hele haftasonu Belgrad’daysanız, Drugstore adlı ecza fabrikasından bozma kulübe kesinlikle gidin. Biz gidemediğimize çok çok üzüldük.

Son gün kahvaltıyı otele yakın bir yerde Korto‘da yapıyoruz. Korto şık bir yer ama öyle pek bir olayı yok. Kahvaltıdan sonra Savamala’daki Treci ve Magacin adlı galeriyi bulmaya çalışıyoruz. Acayiptir ki kimse tam olarak bu galeriler nerede bilmiyor. Binbir çaba sonunda bulduğumuzda da hiçbiri açık olmuyor. Gayet hafta içi bir gün, üzülerek ayrılıyoruz.

At night, we decided to go to club called 20/44. Since we arrived to Belgrade, we hadn’t danced like this. The german djs -don’t know the names- were amazing. Beside of 20/44, if you’re here for weekend except summer, go to Drugstore. We couldn’t but it is a must if you’re coming here.

On next day, we had our last breakfast in Korto which is located near to our hostel. It was chic but nothing special. But the food was nice and the prices were low. After breakfast we planned to go to independent galleries called Treci and Magacin located in Savamala. Both of them was closed, still we don’t know the reason.

I92A7035

Sonra arkadaşım Yağmur’un Urban Geode projesi için Savamala içinde, geode parçalarını yerleştirebileceği bir yer arıyoruz. İlk günden beri ilgimizi çeken bir harebeye giriyoruz. Burası her yıl başka bir workshop’a ev sahipliği yapıyor. Bizim gittiğimizde sanıyoruz bir workshop yeni bitmişti. Yağmur Geode’lerine yer bulup yapıştırırken biz de bol bol fotoğraf çekiyoruz.

Then for Urban Geode installation project of my friend Yagmur, we looked for convenient place in Savamala. We entered ruined structure that attracted us since our first day. This area hosts workshop per year. It was just after a workshop when we were tehre. While Yağmur was pasting the pieces, we took lots of photos.

 

 

 

 

I92A7022 I92A7029        I92A6944

Yağmur ‘un blogunu görmüşsünüzdür, ama görmediyseniz Urbanbacklog’a göz atın. Kendisi şehrin farklı yerlerine geode’leri yapıştırıp şehrin dikkat çekmeyen kör noktalarında yeni bir algı oluşturuyor.

Probably you’ve visited Yagmur’s blog but if you still haven’t, check Urbanbacklog. She installs 3 dimensional geometric pieces in different parts of cities and makes people realise the blind and unrealised sides.

I92A6973 I92A6956 I92A6993 I92A6992

Öğle yemeği için adresimiz Beton Hala’daki Toro Latin Gastrobar. Hizmet o kadar iyi ki artık garsonları kovuyoruz neredeyse. Sushi ve pizzaya benzeyen bir şeyler yiyoruz. Burası geldiğimiz en pahalı yer, o yüzden mekandan birazcık aç çıkıyoruz. Ama listenizde bulunsun, sushisi mükemmeldi. Öğle yemeğinden sonra Savamala’yı son bir kez gün gözüyle fotoğraflıyoruz. Bizden hemen önce Mixer Festival varmış. Festivalde her yere inanılmaz murallar ve grafittiler yapılmış, haliyle adım başı ilginç şeyler yakalıyoruz.

For lunch, we chose Toro Latin Gastrobar in Beton Hala. The service was extremely nice. We had sushi and some flat bread looks like pizza. It is the most expensive place but still very cheap to compare with Istanbul. After lunch, we had last walk at Savamala. Just before we arrived, there was street festival here so all the murals and graffittis on the streets are still fresh.

I92A6906 I92A6905 I92A6895 I92A6898 Processed with VSCOcam with c1 preset

Akşam dinlendikten sonra yemek için bu sefer take away makarna yiyoruz. Türk parasıyla 3 liraya akşam yemeğini baya doyurucu bir şekilde aradan çıkarıp daha önce kahvaltı için gittiğimiz Supermarket Deli’nin büyük şubesine gidiyoruz. Burası aynı zamanda bir concept store. Bilstore ve Beymen arasında bir yer. Gittiğimizde bir dj house müzik çalıyor, biz de oturup son kokteyllerimizi burada içiyoruz.

After some rest, we decided to have take away pasta for dinner. It was more than expected. We had delicious giant portion of pasta for 1 euro. To have some cocktails, we went to bigger store of Supermarket Deli. This place is also concept store. You can find brands like Acne. While we were having cocktails, there was a dj playing house music.

I92A6859

I92A6861
Supermarket Concept Store, 10 Višnjićeva Street.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Bohemian Quarter olarak geçen bir muhitte Red Bar‘a gidiyoruz. Kalabalık olması tek güzel özelliği ama onun dışında pek de bir özelliği yok. İki bira da orada içip artık son kez otelimize dönüyoruz ve şimdiden bir sonraki seyahatin planlarını yapmaya başlıyoruz.

At the rest of the night, we went to Red Bar which is located in Bohemian Quarter. Except its crowd, there was nothing special. After some local beers, we got back to our hostel for the last time and already were planning our next trip.

. I92A7034

4
Tags from the story
, ,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *